KIZ İSTEME

     Bu gelenek eskiden beri birçok değişikliğe uğrayarak günümüze kadar gelmiştir. Daha önceleri görücü usulüyle yapılan bu işlem, şimdi gelin ve damat adayının birbirleriyle görüşüp anlaşmasıyla aile büyüklerinin olaya resmiyet kazandırması şeklinde devam ettirilmektedir. Görücü usulüyle kız istenmesi; Damat’ın anne,abla,yenge,hala gibi yakınları tarafından gelin adayı belirlenir. Bir çok kıstasları vardır. Gelin adayının çalışkan, becerikli,terbiyeli ve temiz olması gibi. Kız istemeye önce bayanlardan kurulu bir ekip gider ve ön çalışma başlar. Eskiden görücüye gidilen evde bazı testler yapılırmış. Mesela, camlı ışığın camı isli mi-temiz mi, evin süpürülen tozu kapı arkasına mı birikmiş, evde küçük kardeş varsa ona nasıl bakıyor, misafirlere davranışı nasıl gibi bir çok  şeyle sınama yapılırmış. Öyle ya yarın gelin olduğunda bunları yapmak zorundadır.

         Ön çalışmanın ardından eğer gelin adayı iyi not aldıysa, yakın bir zamanda ailenin ileri gelen erkek ve bayanlardan kurulu bir ekipte kız evini ziyarete gider. Bayanların bazıları çorap,hırka,kazak gibi giyecek eşyalarını ters giyerler. Eğer eşya ters giyilirse işler yön (doğru) gidermiş, bu da bizim geleneklerimizde aynen uygulanmaktadır. Biraz hoşbeşten sonra “Allah’ın emri, peygamberin kavliyle” ailesinden kız istenir. Aile büyükleri uygun görürse bu iş tatlıya bağlanır. ama “kız evi- naz evi” derler bazen iş yokuşa sürülür ve bu ziyaretler birkaç defa tekrarlanır. Bu sırada geline takılacak altınlar, alınacak eşyalar ve düğün tarihi belirlenir. Erkek tarafından getirilen malzemelerle şerbet hazırlanır ve herkese ikram edilir. Bu da artık her şeyi tatlıya bağlamak anlamına gelir. Buraya kadar olan işleme “söz kesme” veya “şerbet içme” denir. Yaşlı kişilerde bunu “başını bağladuk” diye tabir ederler.

<< GERİ >>