ALİNİN KAHVESİ

 

 Sarvan Köyü merkezinde bulunan Rahmetli Ali Harşıt’a (Gosbidin Ali) ait olan kahvehane rekorlar kitabına girecek şekilde yüz yıldan fazla zamandır her sabah , sabah namazından önce açılmaktadır.

            Kahvehaneyi Ali Abi rahmetli olunca köyümüzden Hasan İlkar (Çam Hasanın Hasan) işletmektedir.Hasan Abi de aynı geleneği sürdürmektedir.Şu anda Cami yanı dediğimiz yer köy merkezi olarak yapılırken kahvehane ,önce bulunduğu 300 m daha ilerden şu anki yerine taşınmıştır.Ali Abiden önce de babası kahvehaneyi işletmekteymiş.

            Köyümüzde “sabahçı kahvesi” denilen alışkanlık çok eskidir.Köydeki orta yaşın üzerindeki her erkek sabah namazından önce mutlaka kahveye giderdi.Bu alışkanlıkta Cami Yanının eskiden köy dolmuşlarının durağı olması(şu anda herkesin evinin yakınına araba yolu olması bu özelliği zayıflatmıştır),radyo-televizyonun olmadığı dönemde  haberleşme ihtiyacının karşılanması ve sabah namazını cemaatle kılma isteğinin önemli olduğu söylenebilir.

            Rahmetli Ali Abi insanlık hali o sabah biraz geç kalsa müşteriler pencereden girerek ocağın altını yakarlar, hatta gerekirse ilk çayı bile demlerlerdi.Bu konuda Rahmetli Osman Kıran, Niyazi Bayburt  ve Hüseyin Şener’in Ali Abi’den birçok kez erken geldikleri bilinmektedir. Köyün nabzı burada tutulurdu.Gelen- giden, doğan- ölen, evlenen-boşanan burada konuşulur, sıcak haber buradan evlere yani tüm köye yayılırdı.Giresuna gidecek olanlar burada minibüsün gelmesini yada dolmasını beklerlerdi.

            Gelin birlikte bir sabah Alinin Kahvesine gidelim;

            Evinizden kalkıp sabah namazından önce kahvenin yolunu tuttunuz,el feneri ışığı ile kahveye vardığınızda selamınızı verip , yerinize oturuyorsunuz, orada bulunanlar selamınızı aldıktan sonra , “merhaba” faslı başlar.Kahvede bulunanların hepsi size “merhaba” der siz de mukabele edersiniz.Her gelenle bu seramoni böylece devam eder.Eğer uzaktan gelmişseniz buna “hoş geldin” faslı da eklenir.Ali Abi bu arada bir çoklarının eğer ilk defa içiyorsa ağzını buruşturacak o tiryaki çayını getirir.Bazıları Ali Abinin meşhur Türk kahvesini tercih ederler.Başlar ülke ve köy gündemi konuşulmaya,hararetli tartışmalar olur,inadına fikirler savunulur.Fındık parası tespit edilir, hükümetler kurulur, yıkılır, gensorular verilir,oylamalar yapılır, köyün önemli sorunları konuşulur, muhtar kızdırılır,adaylar ortaya çıkar(o gün için)…

            Sıra çay parası vermeye gelince Ali Abi, verildi der.İki ihtimal vardır siz misafir sayılmışsınızdır komşulardan birisi sizin çayınızı ısmarlamıştır, yada orada bulunanlardan birinin ya çocuğu, torunu olmuştur ya da gurbetten bir yakını gelmiştir.O gün ilk çay ondandır. Son zamanlarda bunlara bir de Fenerbahçe’nin galibiyeti eklenmiştir.Köyümüzün fanatiklerinden İbrahim Bayburt Fener galip geldiği zamanlarda kendisi gelemezse de telefon açarak o sabah çayları ısmarlamaktadır.Dolayısı ile verdiğiniz parayı almayan Ali Abi açıklamayı  yapar , böylece o mutlu haber saat sekiz- dokuz olamadan tüm köyde duyulur.

            Sarvan Köyünde misafirler çay parası veremezler. Mutlaka köylülerden birisi bu görevi üstlenir.Gelen misafirlere ilgi gösterme, çay-kahve ikram etme sadece bazı kişilere mahsus güzel bir davranış değil o an orada kim varsa bunu yapar, hatta  parası olmasa da  yine yapar, parasını olduğu zaman Ali Abiye verir.Çünkü cömertlik çoğu zaman cebi zenginlerin değil gönlü zenginlerin sergilediği bir davranıştır.Bu konuda örnekler çoktur ama, en çok iz bırakan Hasan Ağanın Mustafa deyince herkesin hatırlayacağı Rahmetli Onbaşımız yani Mustafa Salbacaktır.Bu yazıda adları geçen birçok kişinin  şu an aramızda olmaması ,fakat bizim onları konuşmamız ve yazmamız onların bize yaşattıkları güzellikler dolayısı iledir.Ruhları şad olsun.

            Alinin kahvesinde görüşmek üzere…

                                      

 

<< GERİ >>